31 Ağustos 2014 Pazar

Bir yıl, bir ömür...




31 Ağustos 2013 - Pınar & Burak Bayrakdar







- Pınar Can, Burak Bayrakdar' ı eş olarak kabul ediyor musunuz?
E SENSIZ OLMAZ. EVETTTTTT.


-Siz Burak Bayrakdar, Pınar Can'ı eş olarak kabul ediyor musunuz?
YETMEZ AMA EVETTTTTTTTTTT..

İşte böyle resmiyet kazanmıştı seneler süren birlikteliğimiz. Herkesin gözleri önünde evet demiştik herkesi şahit etmiştik bu mükemmel ana..

şimdi tam bir sene oldu. Gecen sene bugün üç gün süren düğün merasimimizin son günüydü.  Kalan hayatımızı birlikte yan yana geçireceğimiz yolculuğumuza böyle adım atmıştık.

Yaşadığımız aşka yakışan bir düğünle evlendik ve bir seneyi  her haliyle devirdik.


 Canim sevgilim, yakışıklı esim, ömrüm, aslanım, biricik kocam, evimin güneşi, gençliğim...

birlikte yaşayacağımız güzel bir ömür diliyorum... bizim renklerimizi alan çocuklar aşkımızla şekillenen yuvamıza gökkuşağı olsun.


bana hep ayni bakman dileğiyle...

Nice yıllara
eşin-karın-küçük kızın...

29 Haziran 2014 Pazar

Suskunluk..

Susuyorum.. Yıpranmış ipek bir elbise gibi ruhum. Sıyırıp atamıyorum. İçime yürüyorum derinlerime benim olduğum yere. Güzellikleri görmeye çalışıyorum yoksa hep mi ayazdaydım bilmiyorum. İçimdeki kışı yaşıyorum.  Üşüyorum. ..
Bu kadar mı uzaklaştım ben senden, ben kendimden. Kendime yürüyorum kendimi bulmaya, seni aramaya çıkıyorum. Sokaklarım kimsesiz.. kalbim ağlama duvarı
. Kaskatı suskun. Sen yokken atmıyor ve bir daha hiç atmayacakmış gibi. Donuk. Bu günlerde aşka dair bize dair ne varsa yerlerde... Eğilip toplayamıyorum. Eteklerimden döküldü kin öfke.. Kötülük aktı oluk oluk sen gibi sevdiğim çiçeklerimin köklerine. Bu kadar mı tahammül edemedik birbirimize..
Kayboldum...
YOKLUĞUNA ATACAK BİR ADIMA DAHA CESARETiM YOK. Çünkü seninle birlikte varlığımı, umutlarımı, renklerimi yitireceğim.
Böyle de seni kaybediyorum..  Hissedemiyorum. Keşke kalbinden ve aklından geçenleri bilsem
 Keşke hayatında olmama ihtimalimin sendeki etkisini bilebilsem. Bilsem ki mutlu olacaksın gîdebilsem.  Şimdi son söz senin...
ya kaybolmama göz yumup gideceksin ve ben bununla yaşamayı öğreneceğim, yada birlikte kurtulacağız bu yokluktan.

Nasıl olur bilemem ama dedim ya kalbim suskun, telaşlı ve kırgın. ..
Ya payına düşeni yaşayacak,
Yada kazanan aşk olacak. .

P.B.


7 Mart 2014 Cuma

Uzun Bir Aranın Ardından...

Yaklaşık sekiz aydır hiçbir şey yazmadığımı fark ettim. Havadan mıdır, yoğunluktan mıdır bilmem ama kısaca sekiz ayın özetini yaparak başlayabilirim.



Ağustos ayının son gününde sevgilim beyle evlendik. Artık müstakbel kocacım bey oldular kendileri. :) Güzel Eylül'e birlikte "merhaba" dedik.  Kavuşmanın heyecanı geri de kalanların eksikliğiyle buhranlı günler yaşamadım değil.

Güzel bir Bodrum kaçamağından sonra evimize, yuvamıza döndük. Her şeyin ortak olduğu, her şeyin "BİZ" olduğu bir hayata böylelikle başlamış olduk...Bir anda çalışan bir kadın, bir eş, bir ev hanımı, bir evlat, bir gelin, çamaşırcı,ütücü, süpürükçü, aşçı yamağı  ve bir sürü şey oldum.                                                                     
                                                                         :) Oldum da nasıl oldum.


Başarılı bir iş kadını, mükemmel bir ev hanımı iyi bir eş olmak istiyorum. Hem evimizde zaman geçirmek, hem bakımlı olmak, hem güzel yemekler yapmak istiyorum. Aynı zamanda pırıl pırıl bir ev, zamanında yıkanmış ütülenmiş çamaşırlarım olsun istiyorum. Bizim kızlarla sık sık buluşmak, annemle vakit geçirmek, diğer annemle(kayınvalidem) ve yeni ailemle sık sık bir araya gelmek istiyorum. Bunun dışında kocamla kaçamaklar yapmak, gezmek, eylenmek, sinemaya gitmek istiyorum. Hepsine vakit ayırabilmek için kendime pratik yollar bulmaya çalışıyorum ve  çabalıyorum ama liste bu kadar uzun ve yoğun olunca yoruluyorum. :(  

Herkesi memnun etmek istiyorum elimden geldiğince ama yinede zorlanıyorum. Tabi bu arada biraz daha alıştım evli olma haline...

Evliliğinin 6.ayında bu dengeyi kurmak için çabalayan çiçeği burnunda bir gelincik olarak başta kocacım beye ve beni sevenlere anlayış-lar-ından dolayı teşekkür ediyorum ...

* * * 

Onun dışında kocacım beyle bazen her akşam bazense haftada 2 kere olmak üzere, senelerdir arşivlediği filmlerden seçmeceler yaptık.(Imdb 250 daha yolun başındayım ona yetişmekte istediğim şeyler arasında:)

Evimize saksıda çiçekler aldık. Birlikte  alışverişler yaptık. Arada dışarı gezmelere çıktık. 
Sevenlerimiz evimizde ziyaret ettiler bizi. Bizde aile olarak davetlere icap ettik.
Hediyeler aldık.( Hepsine tekrar teşekkür ederim.)
Sahilde yürüyüşler yaptık. 
Evdeki eşyaların nasıl çalıştığını öğrendim.(Zira çamaşır makinesi ilk çalıştığında on dakika önünde durup nasıl döndüğünü izlemiştim :)
İki kişilik yuvanın iki kişilik ölçülerini kestirebilmeyi, haftaiçi yemeklerinin hazırlanıp buzluğa atılması gerektiğini öğrendim. 
Heyecanla ilk yaptığım kekte fire verip ikincisinden övgüler alınca başarmak adına "Hala Umut" var diyebilmeyi öğrendim.
Senelerdir beklediğin adamı her gece uykusundan etmemeyi öğrendim. ( En azından artık  uyurken itmemek için kontrol ediyorum kendimi :)
Sonra.. Evlendiğimden beri otobüste işe giderken, yatmadan önce, sabahları vs. fırsat buldukça toplamda 9 kitap okumuşum. ( Okadar yoğunlukta okuyabilmiş olmam da bir şey diye düşünüp şuan seviniyorum:)
Çalıştık, çalıştık ve yine çalıştık.

* * * 

Sonuç olarak yeni felsefem; 
"Öğreniyorum, büyüyorum,paylaşıyorum, keşfediyorum ve seviyorum."

P. Bayrakdar